İnsanın gördüğü yerleri başkalarıyla paylaşmak, hele bu seyahat masal tadında geçmişse çok hoş bir duygu…
Sizlerle kurban bayramında bir grup dostumla yaptığımız Karadeniz ve arkasından Batum gezimizi paylaşmak istiyorum. Çok özel gibi görünen bu seyahati sizinle paylaşmak istememi Rize’de konakladığız gece, yaşadıklarımıza bir anlamda borçluyum.
13 Kasım cumartesi günü saat 14.00 civarında Ünye’den 10 kişilik bir arkadaş grubuyla ayrıldık. Hava inanılmaz derece güzel, yaz aylarını aratmayacak kadar sıcak, sanki bana Ankara ve İstanbul’dan gelen dostlarıma Karadeniz’in tüm güzelliklerini göstermeme fırsat verecek kadar da cömertti.
Keyifli, şarkılı, türkülü, yemeli, içmeli bir yolculuktan sonra akşam saat:18.00 gibi Rize’ye geldik. Akşam yemeğini lokantaya dönüştürülmüş bir Rize konağında yedik. Bu lokanta eski hali tamamen korunmuş, hiç bir yanı değiştirilmemiş, konağın kendi eşyalarıyla düzenlenmiş, otantik bir lokanta. Adı ‘Evvel Zaman Lokantası’ insan bu konağı, işletmecilerin konukseverliğini yaşayınca anlatacağı her şeye, bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde diye başlamak istiyor.
Konağın kapısından içeri girdiğinizde bir avluyla karşılaşıyorsunuz. Konak üç katlı, her katta iki veya üç oda var. Her bir oda yine Rize’ye özgü bezlerle bezenmiş duvarları, dolapları ve masalarıyla konuklarını bekliyor. Biz konağa gittiğimizde ortalıkta pek kimse görünmüyordu. Bu haliyle sakin, sessiz bir yer izlenimi veriyordu ancak vakit ilerledikçe genç, yaşlı birçok konuk konağa gelmeye başladı.
İkramları size sormuyorlar, Rize’ye özgü yemeklerden hazırlanmış bir menüyü ikram ediyorlar. Yemekleri kalaylanmış bakır tabaklar ve bardaklarla yiyip içiyorsunuz..
Biz bu müthiş ziyafetin keyfini çıkarırken, aşağıdan gelen güzel bir ses duyduk. Bu güzel ses, avluya kurulmuş olan masaların etrafına oturmuş Rize’nin gencinin, yaşlısının birlikte çalıp söylediği türkülerden geliyordu.
Aşağıya indik ve sıra gecelerini andıran bir düzen içinde amatör ve gönüllü bir grubun misafirlerle birlikte oturmuş yöresel türküler söylediklerini gördük ve bizlerde onların coşkusuna katıldık..
Sadece Karadeniz’in değil diğer bütün yörelerimizin türküleri söyleniyordu ve Anadolu’nun her türküde adı geçen dumanlı dağlarını, renklerinin zenginliğini, adı konmamış, tarif edilemez el değmemiş güzelliklerini tüm bu türkülerde yeniden bizlere yaşıyorlardı. Tabii bu güzelliklere birde Karadeniz insanının içten güzelliği, sıcaklığı eklenince inanılmaz bir gece geçiriyorduk ve bu seyahatimizin sanki güzel geçeğinin müjdecisi gibiydi bu gece. Hepimizin içini tatlı bir huzur kapladı. İlk konaklama yerimizden çok memnun kalmıştık… İşletmeci ailenin ellerine ve aklına sağlık…
Güzel ve keyifli bir akşam yemeğinden sonra bu seyahatte yaşayacaklarımızın heyecanı ve merakıyla sabahı karşıladık…
Ertesi sabah saat:07.00′de, kalktık ve geceyi geçirdiğimiz Rize Öğretmen evinde güzel bir sabah kahvaltısı yaptıktan sonra Batum’a doğru yola çıktık. Burada gün erken ağarıyor. Güneşin tadını çıkararak yolumuza devam ettik.

Doğa tüm güzelliğiyle ve çıplaklığıyla bizimle birlikteydi. Yeşilin her tonuna sahip olan Rize- Hopa arası, doğal park gibiydi
Tüm bu güzellikler içinde yolun nasıl geçtiğini anlamadan Sarp sınır kapısına oradan da Batum’a geçtik.
Batum. Özerk Acara bölgesinin başşehri.
Şehrin tarihi dokusunu bozmamaya özen göstererek tüm şehrin onarımı yapılıyor. Şehir adeta ayağa kalkmış gibi… Kıskandım diyemem ama imrendim doğrusu. Bizler eski eserlerimizin bir bir yıkılıp yok olduğunu seyrederken, onlar eski yapıtlarını eski resimleriyle yeniden yapıyorlar. Buna imrenilir diye düşünüyorum. Biz neden yapamayalım…
Batum da etkilendiğimiz bir başka yerde Batum’un Botanik Parkı, inanılmaz bir doğa, 7 kıtadan gelmiş ağaçlar, bitki örtüsü ve bakım… Asıl etkileyende dönümlerce alanın sonbahar olmasına karşın bakımı..
Bir şehrin güzelliği kanımca eskiyi koruması ve temizliği ile doğru orantılı…
Ben Asarkaya’ nın bu denli büyük olmasa da bir gün adını Ünye’nin Botanik parkı olarak duyuracağından ve birçok turisti Ünye’ye çekeceğinden eminim ve bu konuda hizmet veren ve vereceklere de şimdiden teşekkür ediyorum…